Kazakistan’da Nevruz şenlikleri 14–23 Mart tarihleri arasında kutlanmaktadır. Nevruz, Amal Bayramı
ile başlar. Bu günün en önemli simgesi ise geleneksel selamlaşma ve kucaklaşma
ritüelidir.
Güljan Abilova, Mangıstau İl Tarih ve Yerel Kültür Müzesi
çalışanı:
«Batı bölgelerinde, özellikle Mangıstau’da Nevruz 14 Mart’ta
Amal Bayramı ile başlar ve bir hafta önceden kutlanır. Amal günü, Abay
Kunanbayev’in ifade ettiği gibi, bozkır halkının bir araya gelerek kucaklaşıp
selamlaştığı, kırgınlıklarını unutarak birbirini affettiği bir dönemdir».
Mangıstau’daki en yüksek nokta
olan Otpan Dağı’nda çadırlar kurulmuş, sanatçılar geleneksel müzikleri icra etmiştir. Gelenek gereği,
deniz seviyesinden 532 metre yükseklikte bulunan dağın zirvesinde «Birlik Ateşi»
yakılmıştır. Bu ateş, halkın esenliği ve birliğinin simgesi olarak kabul
edilmektedir. Naurıznama’nın ikinci günü hayır etkinliklerine ayrılmıştır.
Geleneksel olarak saçılar saçılmış, misafirlere baursak ve Nevruz çorbası ikram
edilmiştir. Üçüncü gün ise kültür ve milli geleneklerin tanıtımına
odaklanılmıştır. Baharın bu anlamlı bayramını genç nesillere aktarmak amacıyla,
bu yıl etkinliklerin bir kısmı dijital formata taşınmaktadır. Örneğin,
Almatı’da dronlar aracılığıyla baursak dağıtımı ve insansı robotların gösteri
yapması planlanmaktadır.
Serikzat Düysengazı, Kazakistan’ın Kültür Emektarı, şair:
«Nevruz’un, Cumhurbaşkanımızın belirlediği vizyon
doğrultusunda yeniden canlandırılarak dijital sisteme entegre edilmesi ve yapay
zeka imkanlarının kullanılmasıyla
gelecekte tüm dünyanın ilgi duyduğu bir bayrama dönüştürülmesi gerektiğini
düşünüyorum».
17 Mart «Şanıraq Günü» olarak kutlanmış ve çok çocuklu annelere özel saygı
gösterilmiştir. Başkentte, Devlet Başkanı adına altı ve daha fazla çocuk
yetiştiren 40 anneye «Altın» ve «Gümüş Alka» nişanları takdim edilmiştir. Naurıznama on günlük
kutlama programının üç yıl önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle resmiyet
kazandığı da hatırlatılmıştır.
Samal Mırzahmetova, «Gümüş Alka» sahibi:
«Şanıraq Günü, annelerin aile içindeki yerini ve önemini
simgeler. Annenin sevgisi, sıcaklığı ve şefkati çocuğa bu yuvadan başlar».
18 Mart «Milli Kıyafet Günü» olarak kutlanmıştır. Ulusal Müze’de düzenlenen
yuvarlak masa toplantısında geleneksel kıyafetlerin tarihsel gelişimi ve
günümüzdeki sembolik anlamı ele alınmıştır. Etnograf ve zanaatkar Bülbül Kapkızı, kendi el
emeğiyle hazırladığı Kazak milli kıyafetlerini tanıtarak anlamlarını detaylı
şekilde açıklamıştır.
Bülbül Kapkızı, etnograf:
«Kırmızı renk gençliğin ve mutluluğun simgesidir. Bu
nedenle Kazaklar kızlarını kırmızı elbiseyle uğurlamıştır. Bu parçalar saç
örtüsü, bu ise gelin duvağıdır. «Sulama» denilen bu unsur, kızın yolunu
simgeler».
Yuvarlak masa kapsamında ayrıca özel bir sergi düzenlenmiş, ziyaretçiler
19. yüzyılda Kazak halkının yaşam tarzını yansıtan yedi farklı dış giyim ve
başlık örneğini inceleme fırsatı bulmuştur.
Naurıznama’nın bir sonraki günü «Yenilenme Günü»dür. Kazakistanlılar, köklü
geleneklerini modern çağın gerekliliklerine uyarlamayı başarmaktadır. Bu
özellikle milli kıyafetlerde açıkça görülmektedir. Geleneksel motiflerle
süslenmiş modern tasarım kıyafet markaları giderek yaygınlaşmaktadır.
Naurıznama aynı zamanda milli sporları da teşvik etmektedir. Astana’da
Nevruz kapsamında 18 bin çocuk «aşık» oyunu oynamıştır. Çocuklar özel bir
koreografi ile dizilerek «Alşı» formunu ve «Altın Saka» yazısını oluşturmuş, dans
performanslarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşatmıştır.
Ginayat Sızdıkov, Astana Belediyesi «Örken»
Çocuk ve Gençlik Fiziksel Eğitim Merkezi müdürü:
«Bugünkü etkinliği yapay zeka yönetti. Organizasyonun
planlanmasından yürütülmesine kadar süreç yapay zeka desteğiyle gerçekleştirildi. Buradaki 3 bin çocukla
birlikte, şehirdeki diğer okullardan 15 bini aşkın çocuk aynı anda çevrim içi
olarak aşık oynamaya başladı».
Kazak kültüründe Nevruz; at yarışları, güreş, kökpar ve «tengе ilü» gibi geleneksel sporlarla iç içedir. Bu büyük çaplı etkinliklerin çoğu 21 Mart «Dayanışma Günü»nde düzenlenmektedir. 22 Mart «Yılbaşı» olarak kutlanırken, 23 Mart ise çevre bilinci ve doğanın korunmasına adanmaktadır.
Çeviren: Körkem Nigmetullina

