Dijital ekonominin hızla geliştiği bir dönemde kadın olanaklarının
genişletilmesi konusu Astana’da düzenlenen toplantıda ele alındı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin
Kazakistan’daki Büyükelçiliğinde gerçekleştirilen seminer, Pekin
Deklarasyonu’nun 30. yıldönümüne ithaf edildi. Etkinlikte kadınların BM
Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmadaki rolü de değerlendirildi.
Katılımcılar, Kazakistan ile Çin’in benzer bir gelişim çizgisi gösterdiğini
vurguladılar. Son yıllarda iki ülkede de kadınların ekonomik faaliyetleri
belirgin şekilde artmış, girişimcilik ve teknoloji alanlarındaki varlıkları
genişlemiştir. TechnoWomen Yönetim Kurulu Başkanı Aziza Şujeeva’nın ifadesine
göre, Çin'deki teknoloji şirketleri ve kadın iş topluluklarıyla ortak
çalışmalar kayda değer derecede yoğunlaşmış durumda. Kazakistanlı kadın
girişimcilerin fintek ve e-ticaret alanındaki startup projeleri artık Çin ve
uluslararası dijital platformlara açılıyor.
Aziza Şujeеva, TechnoWomen Sivil Toplum Kuruluşu Yönetim
Kurulu başkanı:
«Bu yıl startup projelerimizi Çin’de düzenlenen «Maker in China» yarışmalarına
sunduk. Girişimcilerimizden Ayaulım Ayaganova, «Edara» adlı platformunu tanıttı ve «Black Horse» ödülüne layık görüldü. Bu yıl «Invest in Hong Kong» başkanıyla ortak
görüşmeler düzenledik ve ona kadınların öncülük ettiği IT-startup portföyümüzü
sunduk. «Invest in Hong Kong» desteği sayesinde
yüksek nitelikli bir iş ağına erişim sağlayacağız ve projelerimizi bu
platformda daha aktif biçimde tanıtacağız».
Han Chunlin, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kazakistan
Büyükelçisi:
«1995 yılında Pekin’de düzenlenen 4. Dünya Kadın Konferansı’nda Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı kabul edildi. Bu belgeler dünya genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesinde temel bir çerçeve oluşturdu. Geçen ay kadın haklarına adanmış küresel bir zirve daha gerçekleştirildi. Bugün, Pekin Deklarasyonu’nun hükümlerinin hayata geçirilmesi için uluslararası işbirliğini güçlendirmenin ve kadınları destekleme alanında ülkelerimiz arasındaki ortaklığı genişletmenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz».
Çeviren: Körkem Nigmetullina

