Aral Denizi’nin
kaderi, Kazakistan ve Özbekistan’ın bölgesel çevre gündeminin temel
unsurlarından biri olmaya devam etmekte. Bilim insanları konuyu Çimkent’te düzenlenen toplantıda ele aldı.
Araştırmacılar, su kütlesi durumunun en büyük çevre sorunlarından birini olduğunu ve bu sorunların devlet düzeyinde çözülmesi gerektiği
konusunda hemfikir oldular. Bu meseleler iki ülkenin
anayasalarında da yer bulmuştur. Kazakistan’da çevre gündemi açık şekilde
tanımlanmış olup, onun korunmasına yönelik sistematik
bir yaklaşım vurgulanmakta. Özbekistan’ın Anayasası’nda ise Aral bölgesinin
yeniden canlandırılmasına ayrılmış özel bir madde bulunmakta.
Amanlık Gulimov,
hukuk bilimleri doktoru, profesör /Özbekistan/:
«Genel
olarak değerlendirildiğinde, her iki ülkenin anayasalarında çevresel haklar aşağı
yukarı benzer şekilde düzenlenmiştir. Elbette farklı formatlarda ifade
edilmiştir, ancak özünde bunların ortak olduğu söylenebilir».

