Kazakistan, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın hayata geçirilmesinde önde
gelen ülkeler arasında yer alıyor. Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine
göre, dünya genelinde hedeflerin yaklaşık %18’i gerçekleştirilmişken,
Kazakistan’da bu oran %40’ı aşıyor. Söz konusu veriler, Astana’da düzenlenen «Avrasya’da Sürdürülebilir
Kalkınma» konulu İkinci Yüksek
Düzeyli Uluslararası Konferans’ta paylaşıldı. Forum katılımcıları arasında
uzmanlar, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, uluslararası
kuruluşlar ve iş dünyası yer aldı. Katılımcılar, 2030 sonrası döneme yönelik
yeni küresel gündemin şekillendirilmesini ele aldı. Görüşmelerde ayrıca Avrasya
bölgesindeki ülkelerin enerji güvenliği, iklim değişikliği ve su kaynaklarının
korunması gibi alanlardaki rolü de değerlendirildi. Uzmanlara göre,
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yeniden gözden geçirilmesi önümüzdeki
yılların en önemli küresel süreçlerinden biri olacak ve bölge ülkelerinin aktif
katılımını gerektirecek.
İgor Yurgens, MGIMO Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi
Direktörü:
«Bu hedefler yüzyılın başında oluşturuldu ve 2030’a kadar
geçerli. Bu sürecin ardından hedeflerin yeniden gözden geçirilmesi hem ulusal hem
de uluslararası düzeyde önemli bir programdır. Resmî revizyon süreci 2027’de
başlayacak, üç yıl boyunca istişareler sürecek. Dolayısıyla Kazakistan’da
düzenlenen bu ikinci yüksek düzeyli forum, dünyada yaşanacak birçok süreci
şimdiden öngörüyor. Bu oldukça iddialı ve faydalı bir girişim».
Uzmanlara göre Kazakistan’ın sürdürülebilir kalkınma
gündeminin şekillendirilmesine katkısı önümüzdeki dönemde daha da artacak.
Önümüzdeki yıl yeni hedeflerin belirlenmesine yönelik uluslararası
istişarelerin başlaması bekleniyor. Katılımcılar, ülkelerin yapay zekâ ve
dijitalleşme süreçlerindeki hızlı gelişmeleri de dikkate alarak uluslararası
işbirliğine yönelik yeni yönelimler geliştirmek zorunda kalacaklarını
vurguladı.
Lukas Parizek, EXPO 2027 Slovakya Genel Komiseri:
«Biz bir diyalog yürütüyoruz ve bu en önemli konu. Bugün dünya hem güvenlik hem de ekonomik kalkınma açısından oldukça karmaşık bir dönemden geçiyor. Yapay zekâ birçok alanda olduğu gibi sürdürülebilir kalkınma süreçlerine de entegre ediliyor. Tabii ki yapay zeka, bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde bir araç olarak katkı sağlayabilir; ancak esas karar vericiler devletleri yönetenlerdir. Bu nedenle bu tür platformlar büyük önem taşıyor».
Çeviren: Körkem
Nigmetullina

