Uzmanlar: Yeni Anayasa Kazakistan’a duyulan güveni artırıyor

Uzmanlar: Yeni Anayasa Kazakistan’a duyulan güveni artırıyor

Kazakistan’ın yeni Anayasa taslağı uluslararası düzeyde ilgi uyandırıyor. Yabancı basın kuruluşları ve uzmanlar, Temel Yasa metnini değerlendirmeye devam ediyor. Michael Harms, Alman Ekonomisi Doğu Komitesi Genel Müdürü, önerilen düzenlemelerin yatırımcılar açısından daha anlaşılır bir çerçeve oluşturabileceğini belirtti. Bu hükümlerin anayasal düzeyde güvence altına alınmasının ise izlenen reform sürecinin tutarlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Uzman ayrıca, uluslararası iş dünyası için belirleyici unsurun kuralların şeffaflığı ve uzun vadeli istikrarına duyulan güven olduğunu vurguladı. Bu unsurların, piyasaya olan güveni pekiştirdiği ve yatırım akışı için sağlam bir zemin oluşturduğu kaydedildi.

Michael Harms, Alman Ekonomisi Doğu Komitesi Genel Müdürü:

«Her devletin temel hedeflerinden birinin yatırım ortamını sürekli iyileştirmek ve özellikle iş dünyası için öngörülebilirliği sağlamak olduğuna inanıyorum. Kazakistan son yıllarda iş iklimini önemli ölçüde geliştirdi ve Cumhurbaşkanı Kasım-Comart Tokayev bu hedefe açık ve güçlü bir şekilde bağlıdır. Önerilen çalışmaların da Kazakistan hükümetinin bu genel amacına katkı sağlayacağına kesinlikle inanıyorum».

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Vilis Kristopans, Kazakistan’da tek meclisli bir Parlamento sistemi, Kurultay’ın oluşturulmasının zamanında ve gerekçeli bir girişim olduğunu ifade etti. Bu adımın yasama sürecini sadeleştireceğini belirten Kristopans, diğer anayasal yenilikleri de olumlu değerlendirdi. Özellikle, cumhurbaşkanı yardımcılığı makamının ihdas edilmesi ve yeni Anayasa’nın kabulü için referanduma gidilmesi önerilerini desteklediğini dile getirdi.

Vilis Kristopans, Avrupa Parlamentosu Milletvekili:

«Parlamentonun tek düzeye indirgenmesini son derece olumlu buluyorum. Bu şekilde yasalar daha hızlı ve sade bir biçimde kabul edilir; ben her zaman daha yalın yapılardan yana olmuşumdur. Ayrıca Halk Konseyi’nin kurulmasının planlanması da demokrasinin bir unsuru olarak değerlendirilebilir. En takdire şayan husus ise referandumdur. Eğer 15 Mart’ta referandum yapılacaksa, bu kararı halkın vereceği anlamına gelir».


Çeviren: Körkem Nigmetullina  

Silk Way TV