Kazakistan’ın ilk nükleer santrali için temel proje kararları
netleşti. Balkaş Gölü yakınlarında inşa edilmesi planlanan santralin, her biri VVER-1200
tipi basınçlı su reaktörüne sahip iki enerji ünitesinden oluşan AES-2006 projesi temel alınarak hayata
geçirilmesi öngörülüyor. Ulusal Nükleer Merkez uzmanları, bu teknolojinin gelişmiş güvenlik
standartlarına sahip III+ nesil
reaktör sınıfına ait olduğunu belirtiyorlar. Reaktörlerde aktif ve pasif güvenlik
sistemleri, çift katmanlı koruyucu muhafaza ile bir eriyik tutucu sistemi bulunuyor.
Denis Zarva, Kazakistan Ulusal Nükleer Merkezi Baş Mühendis
Yardımcısı:
«Bu reaktör, aslında III+ nesil bir reaktördür.
Günümüzde nükleer mühendislik alanındaki en ileri teknolojik başarıları temsil
etmektedir. VVER reaktör serisinin işletme deneyimlerinden elde edilen tüm
bilgi ve birikimi dikkate almakta, gerekli tüm koruma sistemlerini bünyesinde
barındırmakta. Ayrıca Fukuşima sonrası getirilen güvenlik gerekliliklerini
karşılamakta ve nükleer güvenlik standartlarına tam uyum sağlamaktadır».
Asuan Siyabekov, KAES Enerji Grubu Baş Mühendisi:
«Modern nükleer santraller çevreye herhangi bir zarar
vermemektedir. Bunun nedeni, yeni nesil teknolojilere dayanmalarıdır. Bunlar
III ve III+ nesil reaktörlerdir. Güvenlik, yakıt seviyesinden başlayarak çok
katmanlı koruma bariyerleriyle sağlanmaktadır. Ayrıca sistem o kadar güvenilir
ki, herhangi bir sismik hareket algılandığında reaktör otomatik olarak
durdurulur. Gerekli planlı işlemlerin ardından ise yeniden işletmeye alınır».
Öte yandan, nükleer santralin inşası yaklaşık 10 bin Kazakistan vatandaşına istihdam sağlayacak. Bu rakam yalnızca mühendislik ve jeolojik etüt çalışmalarını kapsayan ilk aşama için öngörülüyor. Yaklaşık iki yıl sürmesi beklenen bu süreçte uzmanlar, yüksek güvenlik standartlarının sağlanabilmesi için saha alanının doğal ve iklimsel özelliklerinin ayrıntılı şekilde incelenmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bunun ardından santralin ana yapılarının tasarım aşamasına geçilecek. Yaklaşık iki yıl sürmesi beklenen bu sürecin tamamlanmasının ardından inşaat çalışmaları başlayacak. Santralin işletmeye alınmasıyla birlikte yaklaşık 2 bin kalıcı istihdam oluşturulması planlanıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre tesisin 2034 yılında tamamlanarak devreye alınması hedefleniyor.
Çeviren: Körkem Nigmetullina

