Kazakistan’daki Karakabak antik yerleşiminde Bizans, Hindistan, Roma, Pers
ve Çin medeniyetleriyle bağlantılı değerli eserler gün yüzüne çıkarıldı. Tarihi
bölgede bulunan eski sikkeler, mühürler ve seramik kaplar, bu bağlantıları
doğruluyor. Kazı bilimciler ayrıca, geçmişte liman işlevi gördüğü düşünülen bir bölgenin izlerine de
ulaştı. Bilim insanları, yerleşimin antik dönemde bölgenin önemli ticaret ve
zanaat merkezlerinden biri olduğunu değerlendiriyor.
Andrey Astafyev, Kazı bilimci:
«Karakabak’ta yaklaşık 150 sikke bulundu. Bunların büyük
bölümü Part Krallığı, Harezm, Soğd ve antik Çin dönemine ait paralardır. Bu
eserler, Mangıstau bölgesinin eski uluslararası ticaret yollarının önemli bir
parçası olduğunu göstermektedir. Buluntular son derece değerli ve önemlidir.
Elde edilen veriler, geçmişte bu bölgede yoğun ticari faaliyetlerin ve gelişmiş
bir medeniyetin bulunduğunu kanıtlıyor».
Mangıstau ilindeki bu antik yerleşimin yaklaşık iki bin yıllık bir geçmişe
sahip olduğu belirtiliyor. Karakabak, 2’nci yüzyılda yaşamış Romalı bilim
insanı Claudius Ptolemaios’un Hazar Denizi’nin doğu kıyılarını gösteren
haritasında «Aspabota» adlı devlet olarak yer alıyor. Kazakistanlı uzmanlara
göre tarihi yerleşim, İpek Yolu’nun Hazar kıyısı ülkelerine uzanan kolunda
önemli bir lojistik merkez işlevi görüyordu.
Akan Ongarulı, A. Margulan Arkeoloji Enstitüsü Genel
Müdürü:
«Ortaya çıkarılan eserler, Büyük İpek Yolu’nun
ötesinde daha büyük bir kara ticaret yolunun varlığını göstermektedir. Bu yolun
yaklaşık iki bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu anlaşılıyor. Günümüz diliyle
ifade edecek olursak, Aktau’daki deniz limanının tarihinin de iki bin yıl öncesine
dayandığını görüyoruz. Bu yerleşimde bulunan eserler de bunu doğrulamaktadır».
Uzmanlar, Karakabak bölgesinde bilimsel ve arkeolojik araştırma merkezi, açık hava müzesi, turistik altyapı ve özel gezi rotalarının oluşturulmasını planlıyor.
Çeviren: Körkem Nigmetullina

