Kazakistan, dünyanın en prestijli sanat etkinliklerinden biri olan 61.
Venedik Bienali’ne katılıyor. Ülkenin Kültür ve Enformasyon Bakanlığı
desteğiyle hazırlanan ulusal pavyonda, «Qoñyr: Sessizliğin Arşivi» adlı sergi
projesi uluslararası izleyicilere sunuldu. Proje, festivalin ana teması
olan «In Minor Keys», «Minör
Tonlarda» yaklaşımını yansıtıyor. Kazak halkının felsefesinde kahverengi
tonları, yalnızca bir renk değil; hafıza, kültürel süreklilik ve tarihin içsel
sesi gibi kavramları simgeliyor. Küratör Sırlıbek Bekbota öncülüğündeki 10
Kazak sanatçı, çağdaş sanat dili aracılığıyla bu temayı yeniden yorumladı.
Sırlıbek Bekbota, Proje Küratörü:
«Bu eser, Ardak Mukanova’nın «Qoñyr Äuliye» adlı
çalışmasıdır. Yalnızca kutsal bir mekânı anlatmıyor; aynı zamanda tarihsel
deneyimimizi, göçebe yaşam kültürünü hissettiriyor. Efsaneler ve kutsal mekân
imgeleri aracılığıyla köklerimize geri dönüyoruz. Bu aynı zamanda bir yeniden
düşünme ve bir tür yeniden doğuş sürecidir. Yani kutsal mekânların maneviyatı
üzerinden geçmişe ulaşıyor ve yeniden doğuyoruz. Anlatının temel yapısı da bu
fikir üzerine kuruludur».
İmmersif sergi, ziyaretçileri akustik efektler, video
enstalasyonları ve salonlara yerleştirilen fiziksel objeler aracılığıyla bozkır
atmosferine taşıyor. Dev at figürleri, küy ezgileri ve bozkır otlarının kokusu
bu deneyimin parçaları arasında yer alıyor. Bu prestijli foruma katılım,
Kazakistan’ın kültürel mirasını küresel kültürel diyaloğa entegre etmesine
olanak sağlarken, geleneksel ve çağdaş sanat pratiklerinin sentezini de dünyaya
sunuyor. Yerli sanatçıların etkileyici eserleri, 9 Mayıs ile 22 Kasım tarihleri
arasında Bienal ziyaretçileri tarafından görülebilecek.
- Kazak sanatının maddi olanla manevi olanı, doğa
unsurlarıyla derin felsefi düşünceyi son derece uyumlu biçimde birleştirme
konusunda eşsiz bir yeteneğe sahip olduğunu gördük. Benim için Kazakistan,
böylesine bir güzelliğin bulunabileceği bir ülke. Burada sergilenen eserler;
ülkenin kültürünü, tarihini, geleneklerini ve çağdaş sanatını bir araya
getiriyor. Eşsiz sanatsal imgeler ve malzemeler aracılığıyla ana vatana duyulan
sevgi yansıtılıyor.
- Venedik Bienali’nde mutlaka görülmesi gereken
yerlerden biri Kazakistan Pavyonu. Burada sanat ve kültürün, bir halkın ruhuna
ve kimliğine nasıl dokunduğunu görüyoruz. Özellikle keçe kullanılarak
hazırlanan etkileyici enstalasyonlar dikkat çekiyor. Bana göre bu malzeme,
maddi ve manevi mirası bir araya getiren önemli bir unsur.
- Az önce burada, Venedik’teki Kazakistan Pavyonu’nu ziyaret ettim. Gerçekten inanılmaz bir deneyimdi. Mekânın atmosferini ve sanat eserleriyle oluşturulan kontrastı çok beğendim. Pavyonun merkezindeki muhteşem enstalasyon gerçekten etkileyiciydi. Tüm alanları gezdim ve her bölümden büyük keyif aldım.
Çeviren: Körkem Nigmetullina

